Fatih Altaylı'dan, Tuna Ortaylı'ya destek: "Bilip bilmeden konuşmak bu işte"

Fatih Altaylı'dan, Tuna Ortaylı'ya destek: "Bilip bilmeden konuşmak bu işte"

Melih Kadir YılmazMAGAZIN14 Temmuz 2026

13 Mart'ta hayatını kaybeden Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın eşyaları satışa çıkarıldığı haberleri gündem olmuştu. Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı, babasına ait fincan ve vazo gibi çeşitli eşyaları WhatsApp’taki ikinci el gruplarında 200 ile 800 lira arasında değişen fiyatlarla satışa çıkarması konuşulmuştu.

"TEMA VAKFI'NA KATKI SAĞLAMAK AMACIYLA SATIŞA ÇIKARDIM"

Sosyal medyada yorum yapan bazı kullanıcılar bu durumu eleştirmişti. Tuna Ortaylı yaptığı açıklamada, "Grubu kendi kişisel meselelerimle meşgul etmek istemezdim ancak yapılan paylaşımların haberleştirilmesi üzerine açıklama yapma gereği duydum. Babamın sadece İstanbul’da kapatılması gereken 7 evi var. Bu evlerde, kutsal saydığım çalışma masaları ve kitapları dışında, büyük kısmı kendi aldığı ya da kendisine hediye edilen ve yakın çevreye dağıtılanların haricinde çok sayıda obje bulunuyor. Bu eşyaların çöpe gitmesini istemedim. TEMA Vakfı’nın babam adına açacağı hatıra ormanına katkı sağlamak amacıyla satışa çıkardım. Ancak şimdi ‘babasının malını satan vefasız kız’ olmakla itham ediliyorum. Ülkemizde hiçbir iyilik cezasız kalmıyor. Bu vesileyle grupta artık başka bir satış yapmayacağım. Daha önce satın alanlara hatıra ormanına katkıları için teşekkür ediyorum" demişti.

ALTAYLI'DAN TEPKİ: "BİLİP BİLMEDEN KONUŞMAK BU İŞTE"

Konuyla ilgili olarak İlber Ortaylı'nın yakın arkadaşı gazeteci Fatih Altaylı da bir açıklama yaptı. Altaylı yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"İlber'i anmadığım gün yok, özlemediğim gün yok, bir anı hatırlayıp gözlerimin dolmadığı gün yok. Ve geçen gün galiba Oray Eğin gündeme getirmiş, “Kızı eşyalarını satıyor” demiş. Bilip bilmeden konuşmak da bu işte.

"ÇİRKİN BİR İTHAM YAPACAKSAN ÖNCE BİR ARAYIP ÖĞRENECEKSİN"

Birincisi, ister atar ister satar kime soracak, kendi babası. İkincisi, “Babasının eşyalarını satıyor” diye çirkin bir itham yapacaksan önce bir arayıp öğreneceksin.
Kızı Tuna’nın dediği gibi İlber Hocamızın bir sürü evi vardı. Kiraya verip gelir elde ettiği evler değil, oturduğu evler.
İlber, hepinizin de bildiği gibi, normal bir adam değildi. Çocuksuydu. Mesela diyelim ki bize geldi oturduk, sohbet ettik. “Yahu bu mahalle çok güzelmiş. Manzara da iyi. Her yere de yakın. Ben de buralara bir yere taşınayım” der ve gerçekten ertesi gün orada bir ev kiralardı.
"AKŞAM EVE DÖNERKEN HANGİSİNE YAKINSA ORADA KALIRDI"

Üç gün sonra sıkılır, burayı boşaltmadan başka bir yerde ev alır ya da kiralardı. Sonra da bazen birinde, bazen diğerinde, akşam eve dönerken hangisine yakınsa orada kalırdı.
Son olarak Yeşilköy’e kafayı takmıştı. Celal’in Yeşilköy’de çocukluğunun geçtiği evi Celal’den almak istemiş, Celal “Al senin olsun” deyince gidip başka bir ev almıştı. Ben son olarak beş evde kalmışım. Tuna açıkladı. Sekiz evi varmış.
Hepsi lebalep eşya dolu, kitap dolu evler. Sık sık kitaplarını da bağışlardı. Çünkü Türkiye’deki her yayıncı, çıkan kitabından İlber’e yollar, birkaç ay içinde binlerce kitap gelirdi. O da bunları bir yerlere bağışlardı.
"MİLLETİN MALINI SATIP SAVANLARDAN HESAP SORMAYANLAR, BABASININ MALINI SATANA MI HESAP SORUYOR?"

En iyilerini Galatasaray Üniversitesi’ne bağışlamış, okulda çıkan yangında kitaplar yanınca çok kızmıştı. Bunların hatıra değeri olanları elbette saklıyor kızı ama o kadar çok eşya var ki, bunları ya birine vereceksin ya da satıp parası ile hayırlı bir iş yapacaksın. Tuna Ortaylı’nın da yaptığı bu. Ayrıca da isterse atar isterse satar. Hesap mı verecek birine. Babasının malı sonuçta. Milletin malını satıp savanlardan hesap soramayanlar, babasının malını satana mı hesap soruyor?"
Yeni müşterilere özel avantajlı ihtiyaç kredisi!