
Moskova uyardı: Nükleer alarm!
Orta Doğu'da 10'dan fazla ülkede günlerdir bombalar patlayıp füzeler yağıyor. Washington-Tel Aviv ile Tahran hattındaki gerilimde Moskova'nın nasıl bir pozisyon alacağı merak konusu. En büyük endişe ise savaşın nükleer bir felakete yol açması. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov tam da bu noktaya parmak bastı. Savaşın nükleer silah üretimine yönelik eylemleri canlandırabileceğini belirtip "Nükleer silahların yayılmasının kontrolden çıkma riski giderek artıyor" diyen Lavrov, nükleer silahlanma yarışına yol açabilecek eylemlere karşı çıkacaklarını belirtti.
"ULUSLARARASI HUKUK ABD'NİN EYLEMLERİYLE SINANIYOR"
Lavrov, Rusya'yı ziyaret eden Brunei Dışişleri Bakanı Dato Erywan Yusof ile başkent Moskova'da bir araya geldi. İki bakan, görüşmenin ardından basın toplantısı düzenledi.
Brunei ile uluslararası ve bölgesel meselelere yönelik yaklaşımların örtüştüğünü dile getiren Lavrov, "Ülkelerimiz, başta Birleşmiş Milletler (BM) Şartı olmak üzere uluslararası hukukun ilkelerine bağlı. Bu ilkeler, ABD'nin, meşru hükümetleri devirme ve çeşitli bölgelerde yeni çatışmalar başlatma yönündeki eylemleriyle şu anda ciddi bir şekilde sınanıyor." ifadelerini kullandı.
Venezuela'daki olayları örnek gösteren Lavrov, ABD'nin Küba'yı da sürekli tehdit ettiğine dikkati çekti.
"GAZZE'DE FİLİSTİNLİLERİN SÖZ SAHİBİ OLMASI DIŞINDA HER PLAN MASADA"
Filistin Devleti'nin kurulmasını öngören BM kararlarının da göz ardı edildiğini vurgulayan Lavrov, "Bu kararların iptal edilmesi konuşuluyor. Bu, son derece endişe verici." değerlendirmesinde bulundu.
Lavrov, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze ile ilgili planına ilişkin şunları söyledi: "Bu plan, Filistin ve İsrail'in kurulmasıyla ilgili BM kararlarının uygulanmasını öngörmüyor. İsrail kuruldu ve kendi varlığını aktif şekilde sürdürüyor. Filistin Devleti ise henüz kurulmadı. Devletin kurulmasına dair ihtimal, teorikte bile her geçen gün kayboluyor. Çünkü Batı Şeria'da toprakların yüzde 90'ı yasa dışı yerleşimlerle işgal edilmiş durumda. Gazze Şeridi'nde her şey yıkılmış durumda. Filistinlilerin orada söz sahibi olması dışında her türlü plan istişare ediliyor."
"İRAN'IN NÜKLEER SİLAH GELİŞTİRDİĞİNE DAİR HİÇBİR KANIT YOK"
ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırganlığına değinen Lavrov, "Bu saldırganlık, esasen bir savaş. Bunun sonuçları tüm bölgede hissediliyor. Arap ülkelerin ekonomi ve insani kayıpları var. Tüm tarafların saldırıları askeri eylemleri yönünde adımlar atması gerekiyor. İlk adım olarak da gerek İran'da gerekse Körfez ülkelerinde sivil kayıplara yol açan her türlü eylemin durdurulması için elinden gelen yapılmalıdır." diye konuştu.
İran'ın barışçıl nükleer enerji için zenginleştirmiş uranyumu kullanma hakkına sahip olduğuna işaret eden Lavrov, Orta Doğu'da savaşın, İran'ın nükleer silah geliştirdiği gerekçesiyle başladığı ancak buna dair hiçbir kanıtın olmadığını anlattı.
Lavrov, ABD'nin İran ile ilgili hedeflerinde herhangi bir netlik olmadığının altını çizerek, tüm sorunların siyasi ve diplomatik araçlarla çözülmesi gerektiğini vurguladı.
İran'a yönelik eylemlerinden ötürü ABD ve İsrail'e yönelik yaptırımların uygulanması ihtimalini değerlendiren Lavrov, uluslararası ilişkileri baltalayan araçların kullanılmasına karşı çıktıklarını belirtti.
Lavrov, "Bu araçlara hiçbir zaman başvurmadık. Batı'nın özellikle de ABD ve son dönemlerde Avrupa Birliği'nin başvurduğu bu araçların kullanılmasına ilgi gözlenmiyor." dedi.
"KÜRESEL NÜKLEER GÜVENLİĞE YÖNELİK TEHDİTLER ARTIYOR"
Orta Doğu'daki olaylar nedeniyle küresel nükleer güvenliğe yönelik tehditlerin giderek arttığını belirten Lavrov, "Bu gidişle İran'da, ABD'nin taleplerine tam zıt olarak nükleer bombaya sahip olmaktan yana olacak güçler ortaya çıkacak. İran'a karşı başlatılan savaş, nükleer silah üretimine yönelik eylemleri canlandırabilir. Bu, sadece İran için geçerli değil. Böyle bir hareket, İran'ın komşu Arap ülkelerinde de başlayabilir." diye konuştu.
Lavrov, Avrupa'da buna benzer yönelimin olduğuna işaret ederek, "Nükleer silahların yayılmasının kontrolden çıkma riski giderek artıyor. Nükleer silahların yayılmasının önlenmesi ilkelerini savunacağız, bu ilkeleri zedeleyebilecek ve nükleer silahlanma yarışına yol açabilecek eylemlere karşı çıkacağız. Durum ciddileşiyor." ifadesine yer verdi.
"ZAMANI GELDİ"
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in daha önce nükleer silaha sahip Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin daimi ülke liderlerine zirve düzenleme teklifinde bulunduğunu anımsatan Lavrov, bu teklifin geçerli olduğunu belirtti.
Lavrov, "Böyle bir istişare için zaman geldi. ABD'nin dünyayı ve kendisini bu dünyada hangi noktada gördüğü, diğer ülkelere hangi rolü atfettiği konusunda kapsamlı istişare zamanı geldi. Bu, özellikle nükleer silaha sahip devletler için geçerli." dedi.
Bakan Lavrov, ABD yönetiminin bu anlayışa sahip olduğu ve böyle bir görüşmeye hazır olduğu umudunu paylaştı.
Ukrayna krizine de değinen Lavrov, sahadaki gerçeklerin kayda alınmasının önemini ve bunun ABD tarafından desteklendiğini dile getirdi.
ABD'nin Rusya ile geçen yıl Alaska'nın Anchorage kentinde yapılan zirvede sağladığı uzlaşılara bağlı kaldığını vurgulayan Lavrov, ancak Avrupa ülkelerinin ABD yönetimini bu uzlaşılardan uzaklaştırmaya çalıştığını söyledi.
BRUNEİ BAKANI: "RAMAZAN AYINDA ORTA DOĞU'DA YAŞANANLAR ÜZÜCÜ"
Brunei Dışişleri Bakanı Yusof da İran'a yönelik saldırıları kınadıklarını dile getirerek, "Ramazan ayında Orta Doğu'da yaşananlar beni üzüyor. Bu saldırıların diplomatik süreç devam ederken başlaması endişe vericidir. Tüm tarafları, uluslararası hukuka uyma ve BM Şartı'na saygı göstermeye, bölgedeki barış ve istikrarın tesis edilmesi için diplomasiyi kullanmaya ve diyalog kurmaya çağırıyoruz." diye konuştu.
Gazze'de ateşkesin sağlanması önemini vurgulayan Yusof, Filistin meselesinin BM kararları çerçevesinde iki devletli formülüyle çözülmesi gerektiğini kaydetti.
Kaynak: AA | Bu içerik Mehmet Hazar Gönüllü tarafından yayına alınmıştır